TeknoAnaliz | Teknoloji & Kişisel blog

Serpil'in blogundan yazılar

TeknoAnaliz - Serpil'in blogundan yazılar

Beynimin sessiz koridoru!

İlk yazımı, yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere, beni anlattığını düşündüğüm Beynimin Sessiz Koridoru ifadesinin ne anlattığı ile ilgili yazacağım.Öncelikle herkesin içinde yaşadığı çok farklı bir dünya var. Beynimizin, aklımızın, kalbimizin çığlıklar attığı halde bazen ağzımızdan tek bir kelime bile çıkmaması normal bir durum mu? ya da bu beyimiz, aklımız bu çığlıkları daha ne kadar taşıyabilir? Elbette taşır ancak bu çığlıkları iyiye dönüştürmemiz gerekli yoksa bunlar bize stres oldukça bütün vücudumuzda bir çıkış noktası arayacaktır. Benimde beynimin içinde bazen o uzun sessiz koridorlarda içimdeki çığlıkları attığım ama sadece kelimelere dökmediğim zamanlar oluyor. Böyle zamanlarda iyi sözcüklere kapanmış sadece kötüleri duyuyormuşum gibi hissediyorum. Bazen dışarı çıkıp rüzgarın yüzüme sert vuruşunu birer tokat gibi algılıyorum.Çünkü o kendine gelme tokadını ben atamıyorum kendime...Ne yazık ki dışarıdan bir gözün bizlere doğrunun bu olmadığını göstermesi gerekiyor. Her zaman yanı başınızda bir göz olsun. Bırakın bütün yükü biz taşımayalım, paylaşalım azalsın.. Bu yolculukta sizler de benim gözüm olabilirsiniz. Paylaşmak, çoğalmak bu yaşamı sürdürülebilir kılmaktır. Gülümsemeyi unutmayın.




İradenin Gücüyle Alışkanlıkların Hazin Sonu!

Ah bu alışkanlıklar demek istiyorum bazen. Bizleri o kadar hapsediyorlar ki, bizler bile bazen anlamıyoruz neler olduğunu. Sürekliliğe alışmak hayatımızı kolaylaştırmak anlamına geliyor çoğu zaman ve bu sürekliliği hiç bozmak istemiyoruz. Ancak içimizdeki gücü keşfetmek çok zor olmasa gerek. Bu güç içimize yerleştirildiyse demek ki üstesinden gelip bunu başarıya çevirebileceğimiz bir güçtür. Herkeste iki güç vardır; Bunlardan biri ilerlemek isterken, diğeri ise kişiyi hep geri çeker. Beslediğimiz, kullanmak istediğimiz hangi güç ise, işte o, bizim sonunda ne olacağımızı belirleyen güçtür. Elbette, her ikisi de üzerimizde etkili olmaya çalışacaktır. Burada asıl kararı verecek olan İrade' mizdir. İrade o kadar güçlü bir silahtır ki, iradesini olağanüstü bir şekilde kullanan kişi mucize sayılabilecek başarıları elde edebilir. Çevremizde çok sessiz, sakin, verimsiz çalışan kişilerin birden bire içlerindeki cevheri çıkarıp çok başarılı olduklarına mutlaka şahit olmuşuzdur. Benim çevremde gerçekten böle başarılı olan çok arkadaşım var. Bu yüzden irademizi ne ölçüde kullanırsak yaşamımızda o yönde şekillenecektir.
Alışkanlıklarımızı sonradan kazanıyorsak bunları değiştirmek zor mudur sizce? Bana göre zordur. Oturmuş bir alışkanlığı değiştirmek zordur. Ancak 'imkansız' asla değildir. Genelde çevremizde şöyle yorumların yapıldığını görürüz.' Bunun kanında var, hık demiş babasının burnundan düşmüş.' Bunun sebebi, kişinin anne ve babasının yaptıklarını aynen kopyaladığını gösterir. Evet bu bir gerçekliktir ama bunun irade ile kırılabilmesi mümkün. Yeter ki sizler bir işe 'Yapacağım' diyerek başlayın. İnanın ve iradenize sahip çıkın. Bugüne kadar hiçbir başarıya imza atmış olmayabilirsiniz. Ancak elbet bir gün bir dönüm noktanız olacak. Sakın fırsatı kaçırdım demeyin. Bir sürü önümüze sunulacak fırsatlar var. Söylemeliyim ki fırsatlar bizi kollarını açmış beklemiyor. Bizler onun peşinden koşmalıyız. Sakın koşamam demeyin, koşmazsanız öylece beklersiniz Sizin kaçırdığınız fırsatı da gelir biri yakalar sonra kaçıran siz olursunuz. İradeni kullanmayı öğren ve fırsatları yakala:) Hadi bakalım umarım bir gün iradesini tam anlamıyla kullanan bir nesil yetişir.

Beynimin sessiz koridoru!

İlk yazımı, yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere, beni anlattığını düşündüğüm Beynimin Sessiz Koridoru ifadesinin ne anlattığı ile ilgili yazacağım.Öncelikle herkesin içinde yaşadığı çok farklı bir dünya var. Beynimizin, aklımızın, kalbimizin çığlıklar attığı halde bazen ağzımızdan tek bir kelime bile çıkmaması normal bir durum mu? ya da bu beyimiz, aklımız bu çığlıkları daha ne kadar taşıyabilir? Elbette taşır ancak bu çığlıkları iyiye dönüştürmemiz gerekli yoksa bunlar bize stres oldukça bütün vücudumuzda bir çıkış noktası arayacaktır. Benimde beynimin içinde bazen o uzun sessiz koridorlarda içimdeki çığlıkları attığım ama sadece kelimelere dökmediğim zamanlar oluyor. Böyle zamanlarda iyi sözcüklere kapanmış sadece kötüleri duyuyormuşum gibi hissediyorum. Bazen dışarı çıkıp rüzgarın yüzüme sert vuruşunu birer tokat gibi algılıyorum.Çünkü o kendine gelme tokadını ben atamıyorum kendime...Ne yazık ki dışarıdan bir gözün bizlere doğrunun bu olmadığını göstermesi gerekiyor. Her zaman yanı başınızda bir göz olsun. Bırakın bütün yükü biz taşımayalım, paylaşalım azalsın.. Bu yolculukta sizler de benim gözüm olabilirsiniz. Paylaşmak, çoğalmak bu yaşamı sürdürülebilir kılmaktır. Gülümsemeyi unutmayın.

Siteye gitmek için tıkla

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=